Yazarlar

Ufuk Ulutaş

Ufuk Ulutaş

Sahibinden acil satılık terör örgütü

Ufuk Ulutaş tüm yazıları

Amerikan çekilmesiyle Suriye’de oluşacak muhtemel kırılmalar iyi okunmalı. Amerika’nın PKK ile angajmana devam taraftarı olan cenahı, bu kırılmanın İran, Rusya ve rejim lehine olacağını iddia ediyor. Çekilmeye destek verenler ise Türkiye’yle koordinasyon yapmanın mantığının, bu kırılmadan İran, Rusya ve rejimin lehine bir durum oluşmasını engellemek olduğunu iddia ediyor. Her bir aktör için kırılmanın anlamını tartışabiliriz. Fakat iki konu var ki bunlar pek tartışmaya sebep olmuyor: Birincisi, kırılmanın kaçınılmaz olduğu; ikincisi ise herhangi bir kırılmanın en bariz kaybedeninin PKK olduğudur.

PKK ve yandaşları geçtiğimiz dört beş sene zarfında psikiyatrinin konusuna girecek ölçüde sanrılara gark oldular. Bu sanrıları hakikat bellediler ve “PKK zamanının” geldiğini zannettiler. Böyle bir zamanın olduğunu düşünmeleri başlı başına bir patoloji; Ortadoğu’daki “yalancı baharlar” silsilesine tüm inanmışlıklarıyla kendilerini de kattılar. Türkiye’deki “çözüm sürecini” baltaladılar; Irak’ta “bağımsızlık”, Suriye’de “etnik temizlik” peşine düştüler. Yanlış hesapları Ankara’dan döndü. 

PKK, Suriye’de önce rejimin sonra ABD’nin eliyle kontrol ettiği toprakların tapusunun ve geleceğinin kendisine ait olduğunu düşündü. İlk sanrısı buydu. Rejim tamamen Şam/Tahran merkezli bir stratejinin ürünü olarak bu toprakları bir süreliğine PKK’ya bıraktı. Hem muhalefeti hem de Türkiye’yi rahatsız etmek ve sınırlandırmaktı niyeti. ABD ise DEAŞ’la mücadele adına PKK’yı “mayın eşeği” olarak kullandı

Rejimin bıraktığı toprakları hiç savaşmadan, diğerlerini de ABD’nin “yakıp yıkma politikası” sayesinde boşlukları doldurarak ele geçirdi. ABD’nin desteğinin zamanında gelmediği noktalarda DEAŞ’a karşı hezimetler yaşasalar da hakikate uyanamadılar. Uyandırma aramasını, gerçekliğe daveti Zeytin Dalı Harekatı’yla Türkiye Afrin’de yaptı. Rezil oldular, milyonlarca dolarlık reklam kampanyaları Türkiye’nin net zaferiyle birlikte çöpe gitti. 

Diğer bir sanrıları, taktiksel işbirliklerini uzun vadeli stratejik ittifaklar olarak görmeleriydi. Kullanım değerlerini, öz güçleri zannettiler. Daha da vahimi, ittifaklar manzumesinde Türkiye’ye karşı uzun vadeli rakip olabileceklerini düşünecek kadar gerçeklikten koptular. Kendilerini bir terör örgütünden fazlası olarak görmeye başladılar. Trump’ın çekilme kararından sonra ise “sahibinden acil satılık terör örgütü” ilanları vermeye başladılar. 

Amerika çekilir veya çekilmez, rejim PKK ile anlaşır veya anlaşmaz, Rusya ve İran PKK’yı muhatap alır veya almaz, bütün bunlardan bağımsız olarak PKK, Trump’ın kararıyla birlikte Suriye’de yaşanacak kırılmanın en bariz kaybedeni olmuştur. Daha da önemlisi yukarıda sıralanan senaryolardan bağımsız olarak PKK’nın yeni dönemin kaybedeni olması temin edecek en önemli faktör, diplomatik ve askeri gücüyle Türkiye’dir. 

Ufuk Ulutaş Diğer Yazıları