Yazarlar

Ufuk Ulutaş

Ufuk Ulutaş

Çekilmenin anlamı-2

Ufuk Ulutaş tüm yazıları

ABD Başkanı Trump, Amerikan askerlerini Suriye’den çekme kararını Twitter üzerinden açıkladıktan sonra ülke içerisinde kuvvetli bir muhalefetle karşılaştı. Daha doğrusu Washington elitleri kararı benimsemedi. Diğer taraftan ise ortalama Amerikalıların “çocuklarımız eve dönüyor” açıklamasını beğendikleri anlaşılıyor. Her konuda olduğu gibi Suriye’den çekilme konusu da Washington’daki iç politik çekişmenin bir parçasına dönüşmüş durumda.

Meselenin iç politik tartışmalara kurban giden tarafı bir yana, ilk açıklamanın Trump’ın favori aracı olan Twitter üzerinden yapılması kafa karışıklığını artırdı. Trump daha sonraki mesajlarında ve konuşmalarında meseleye açıklık getirmeye çalıştıysa da Washington’da hâlâ Amerikan çekilmesini basite indirgeyerek analiz etmeye çalışanlar veya kullananlar var. Trump’ın sonraki twitlerinde daha çık ortaya koyduğu gibi, Amerikan askerinin yavaş yavaş, kademeli ve Türkiye’yle koordineli bir şekilde çekilmesi öngörülüyor. Trump çekilmenin yaratacağı muhtemel boşluğu asgariye indirme çabasında. Tam da bu noktada Türkiye’yle koordinasyon devreye giriyor.

Oluşacak muhtemel boşluk üzerinden Trump’ın kararını eleştirenlerin önemli bir kısmı aslında bu boşluğun Türkiye tarafından doldurulması ihtimaline tahammül edemiyorlar. Tam da bu sebepten kendi ürettikleri PKK balonunu, müttefiklerin terk edilmesinin yanlışlığı iddiası aracılığıyla koruma çabası içerisindeler. Tıpkı Afrin’de olduğu gibi balonun hızlı ve net bir şekilde Türkiye tarafından patlatılmasından, kullanışlı düşman olarak tüketegeldikleri DEAŞ kartının Türkiye tarafından ellerinden alınmasından çekiniyorlar. Türkiye Fırat Kalkanı’yla DEAŞ’a karşı en etkin mücadeleyi ortaya koyduğunda bile aynı kesim rahatsızlık göstermişti. Çünkü DEAŞ’la mücadele kisvesi altında yürüttükleri reklam kampanyalarının, terör destekçiliğinin ve Türkiye’yi sınırlandırma çabalarının hareket alanı daralmış oldu. Dahası Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki DEAŞ varlığıyla mücadelede başat rol üstlenmesi, PKK’ya verdikleri desteğin sanal meşruiyetinin de altını oymuş olacak.   

Başından beri kafasını kuma gömen devekuşu misali kabul etmedikleri hakikat şu: Söz konusu Suriye’nin kuzeyi olduğunda Türkiye’ye rağmen orta ve uzun vadeli plan yapmak ve bunu sürdürülebilir kılmak neredeyse imkansız. Türkiye’nin elinde bu bölgedeki PKK merkezli yapıları alaşağı etmek için birçok imkan var. Aksini düşünen ve ABD’nin bölgedeki tek “müttefiki” olarak PKK’yı sivriltenler, bir taraftan Türkiye düşmanlıklarını diğer taraftan ise bölge gerçekliklerine dair cehaletlerini faş etti. ABD çekilmesi sonrasında rejimden statükocu Arap rejimlerine, bu bölgede her kim PKK’nın hamiliği rolüne soyunursa soyunsun; ne orta-uzun vadeli oyun kurabilir ne de terör destekçiliğinin bumerang etkisinden kendilerini kurtarabilir.

Ufuk Ulutaş Diğer Yazıları