Yazarlar

Hüseyin Besli

Hüseyin Besli

[email protected]

Fabrika ayarlarına dönmek mümkün mü? 

Hüseyin Besli tüm yazıları

Ivan İllich 1970’li yılların başında yazdığı, modern toplum eleştirisi yaptığı ‘Okulsuz Toplum’ isimli kitabında; “Okul, bireyleri, insan dahil her leyin ölçülebileceği bir dünya için hazırlar.” derken; 

Yine aynı yıllarda yazdığı, bu kez ‘Hastahane’ üzerinden toplum eleştirisini sürdürdüğü eserinde ise; “Bir girişim, belli bir ölçekten fazla büyüyünce önce kendisinin başlangıçtaki amacını engeller...” demektedir. 

Büyüme bir noktadan sonra ihtisaslaşmayı mecbur kılar ve artık hayata ve işleyişe ilişkin kararları uzmanlar vermeye başlar. 

O kadar ki; “Kişiler ‘hastayım’ deme haklarını yitirirler. Toplum onların bu iddiasını ancak tıp bürokratlarının belgelemesinden sonra kabul eder.” 

(Ara not: 1970’lerden bugüne, bürokraside ve teknolojide vuku bulan gelilmeleri düşündüğümüzde, İllich şayet günümüzde yaşasaydı, eleştirel de olsa bırakın ciddi ciddi kitap yazmayı çığlık çığlığa ortalıkta dolaşırdı herhalde...) 

Ak Parti’de yaşananlar da bir anlamıyla ‘büyüme’ sonrası ortaya çıkan problemlerden ibarettir. 

Ak Parti’nin toplumdan gördüğü kabul ve uzun süredir üst üste kazandığı seçimler bir tarafa; 

Uzun yıllar boyu iktidar imkanlarından da faydalanan Ak Parti kurumsal olarak ‘büyümüştür.’ 

Dolayısıyla Ak Parti’de görev yapan her bir kişi (ünvanlarının ne olduğuna bakmaksızın) büyük bir kurum adına iş gören uzmanlara dönüşmüştür. 

Yani doğal hayattan ve tabii ilişkilerden uzaklaşmıştır. Hayatın ritminin dışına düşmüştür. 

İşte bu büyüme/uzaklaşma/düşüştür ki yazının girişinde derc ettiğimiz alıntılarda dile getirilen ölçülebilir büyüme Ak Parti’nin kendi amaçlarını engelleyecek bir duruma evrilmiştir. 

Söz konusu edilen sosyolojik ve tarihi döngünün her zaman istisnalarının olacağını daha önce İbni Haldun üzerinden belirtmiştik. 

Bu bağlamda tabi ki Ak Parti mevcut büyüme krizini aşabilir, yeniden toplumla basit, sade ve sahici ilişkiler kurabilir. 

Genel olarak söylemek gerekirse bunun yolu ‘kurumsal’ olanın tasallutundan kurtulup, gönüllülük esaslı çalışma ortamına dönerek uzmanları saha dışına çıkarmakla mümkündür. 

‘Nasıl’a dair bir çok çalışma yapılabilir. Başlangıç olsun diye biz şimdilik bir-iki hatırlatmada bulunmak istersek; 

Önce, genel başkan yardımcılarına tahsis edilen araçları (varsa) personeli geri çekmekle başlanabilir; 

Genel Merkez binasının girişindeki turnikeleri ve şifreyi kaldırmakla, yani binayı akılsızlaştırmakla başlanabilir... 

Varsayalım ki bu yönde bir irade oluştu ve adımlar atılmaya başlandı. 

Son günlerde, bir çok kimsenin, özlemle dile getirdiği ‘fabrika ayarlarına dönüş’ hali midir bu hal? 

Zinhar hayır. 

Bir daha 2000’li yılların şartlarına dönmek, yani fabrikaya gitmek mümkün değildir, hatta artık o fabrikada kalmamıştır. 

Bugün bize düşen ‘zamanın ruhuna uygun’ olarak, zamanın aparatlarıyla bir ihya ameliyesinden geçmektir, vesselam. 

Hüseyin Besli Diğer Yazıları