Yazarlar

Emin Pazarcı

Emin Pazarcı

Erdoğan'ın Brütüsleri...

Emin Pazarcı tüm yazıları

Bir değil, iki değil, üç değil o kadar çok ki… Erdoğan söyledi zaten; “Partimizden daha önce de ayrılanlar olmuştu, bu isimler kimlerdir diye sorsam acaba hatırlar mısınız?” dedi. 

Mesela pek çok kişinin hatırlamayacağı isimlerden biri de Ertuğrul Günay. CHP’de Genel Sekreterlik yaptı, daha sonra liderlik mücadelesine soyundu. Olmadı, başaramadı, ihraç edildi. Erdoğan elinden tuttu, Ak Parti’ye aldı; milletvekili, bakan yaptı. CHP’nin dışladıklarına bile sahip çıkan bir Ak Parti görüntüsü vermek istedi. 

İlk zamanlar her şey gayet iyiydi. Erdoğan’ı yere göğe sığdıramayan bir Ertuğrul Günay vardı. Ne zaman ki Erdoğan vermeyi bıraktı, Günay “muhalifler korosuna” katıldı. Son olarak da Ak Parti’yi eleştirip, Selahattin Demirtaş’a övgüler düzdü. Demirtaş için “Önyargılı ve düzmece iddialarla 3 yıla yakın tutuklu bulunan” ifadesini kullandı. Kendini mahkeme yerine koyup, terörle suçlanan bir kişiyi aklamaya çalıştı. 

Günay, bakanlığı döneminde de garip tavırlar sergilerdi. Mesela rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun naaşı ile bile kavga etti. O’nun Tacettin Dergâhına defnini öngören Bakanlar Kurulu Kararına imza atmadı. Ciddi sıkıntımlar yaşattı. 

Üç genel müdür ve bakanlık yetkililerinin önünde “Türkler” ismindeki sahne oyununun finalindeki Türk Bayrakları için aynen şunları söyledi: 

“Ne bu bayraklar? Bunlar 1960’larda kaldı. Artık para konuşuyor. Paranız varsa güçlüsünüz…” 

Ve daha Ak Parti fikriyatı ile bağdaşmayan pek çok olay… 

Doğal olarak gitti. Şimdi, Erdoğan’ı eleştirip, “Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen, “PKK sizi tükürükle boğar” ifadesini kullanan Demirtaş’a güzellemeler yapıyor. 

***

Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan da bugün gündemde olanlar… 

Biliyorsunuz Abdullah Gül, onca geçmişe yol arkadaşlığına rağmen, Erdoğan’a karşı muhalefetin ortak adayı olmak için temaslar içine girmişti. Aradığı desteği bulabilseydi adaydı. Halkın karşısına nasıl çıkacak, ne diyecekti, bilemiyorum. Ama bunu yaptı! 

Zaten Cumhurbaşkanlığı süresinin tamamlanmasının ardından hiçbir şekilde Erdoğan’a destek vermedi. Sürekli, “Niye ben değil de O” tavrı içine girdi! Yaptıklarının yok başka bir izahı! 

Ahmet Davutoğlu için de aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün. Ne derse desin, hangi argümanla yola çıkarsa çıksın, sadece “ben” duygusudur içine girdiği tavrın ardında yatan gerçek! 

Ve Ali Babacan… 

Şu anda arkadan itilen, vitrine çıkarılan O. Gitti, Cumhurbaşkanı ile görüştü, Erdoğan da baktı ki, bölmek, koparmak ve rahatsızlık vermek için yola çıkarılmış, “yolun açık olsun” dedi. 

Babacan, bir siyasi oluşumun liderliğini nasıl yapacak bilemiyorum! Çünkü, Ak Parti içinde bulunduğu sürede sadece işin bürokrasi tarafı ile uğraştı. Halkta yoktur bir karşılığı. Yıllar boyunca Meclis’e girip çıkarken izledik. Çevresindeki insanlara bir selam bile verdiğini görmedik. Bir kibir abidesi olarak girdi, aynı şekilde ayrıldı. 

Kim bilir, belki de bu özelliği sebebiyle “ben” deyip öne çıktı! 

Geçmişte ANAP’ta yaşadığımız “Küskünler Hareketlerine” benzetiyorum ben bunları. Hepsi bir anda parlayıp, bir anda söndüler! 

Emin Pazarcı Diğer Yazıları