Çığlıklarla ağlayıp Sezen Aksu konserine gittim

Çığlıklarla ağlayıp Sezen Aksu konserine gittim

Kadın Haberleri

Sibel Sancaklı, kanser tedavisi gördüğü sırada tedaviye ara verip bir çocuk dünyaya getirdi. Sancaklı yaşadıkları ile ilgili olarak, “İçinde bulunduğum tedavi bunu imkânsız kılıyordu. Yine de denemek istedim ve hiç beklemezken rutin kontrollerimde hamile olduğumu öğrendik. Tam bir mucize olan Doruk bebek şu an 10 aylık” dedi.

Aksam.com.tr

Kanser hastalığını atlatan ve hastalık geçirirken hamile kalıp bir çocuk dünyaya getirerek sosyal medyada bir etki uyandıran Sibel Sancaklı, yaşadığı süreçleri anlattı.

Aksam.com.tr’den Ferit Ömeroğlu’na özel açıklamalarda bulunan Sancaklı, kirpiklerinin döküldüğü anı unutamadığını söyleyerek, “Kalan tek kirpiğimle birlikte süslendim ve hiçbir şey olmamış gibi konsere gidip Sezen Aksu’yla beraber bağıra çağıra şarkılar söyleyip yaşama karıştım.” diye konuştu.

“HASTALIĞIM İMKÂNSIZ KILIYORDU AMA MUCİZE BEBEĞİM OLDU”

Hikayenizi bir de sizden dinleyebilir miyiz?

1981 Eylül ayında İstanbul/Eyüp’te 3 çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak doğmuşum. Üniversiteyi Balıkesir’de okudum. Bu vesile ile eşim Ahmet ile tanıştım. 2008 yılında evlendik ve Balıkesir’e yerleştim. 2007 Şubat ayında anneme meme kanseri teşhisi koyuldu. Çok hızlı, ağır ve sarsıcı bir sürecin içerisine girmiş olduk. 22 Haziran 2010’da vefat etti. Annem 12 kardeşin 9. sırasındaki kardeş, 6 kız kardeşler ve ailesinde bu rahatsızlığı yaşayan tek kardeş. Vefatından 4 yıl sonra 14 Şubat 2014’te bana teşhis koyuldu. Bu sefer daha temkinli ve sakin ilerledik. Artık yabancı değildik nasılsa… Çünkü ablamda da başlangıç evresi olduğunu öğrendik. Akıllarda o büyük soru oluştu. Genetik mi? Gerekli tüm testler, tetkikler yapıldı ve hepsi negatif çıkmıştı. Yani genetik mutasyon değildi. Her ikimize de genetik değil dendi. Tüm testler yapıldıktan sonra 18 Mart 2014’te ameliyat oldum. Sonrasında sırasıyla yumurta dondurma ameliyatı oldum. Onkoloji doktorum yaşam kaynağım oldu. 8 aylık çok yoğun bir kemoterapi, hormonterapi ve radyoterapi sürecine girdik. Süreci inanılmaz keyifli ve kendi lehime çevirerek yaşadım. Okudum, sosyalleştim, gezdim, eğlendim hatta yapılacaklar listem vardı. En önemlisi de psikolojik olarak çok farklı duygular deneyimledim. Doktorlarımdan izin alarak Temmuz 2017’de tedavimi bitirdik çünkü bir bebeğim olsun istiyordum. İçinde bulunduğum tedavi bunu imkânsız kılıyordu. Yine de denemek istedim ve hiç beklemezken rutin kontrollerimde sürpriz olarak hamile olduğumu öğrendik. Tam bir mucize olan Doruk bebek şu an 10 aylık.

Hastalığa yakalandığınızda bununla mücadele etme hissi en başta sevgi ile mi oldu?

Sevgi (ilahi aşk) her şeyin temeli aslında… İlk teşhis koyulduğunda “Evet anne, ödeştik” diye iç geçirdiğimi hatırlıyorum. Sonra kafamı kaldırdığımda tam karşımda, eşini bu hastalıktan kaybetmiş babamın gözleriyle karşılaştı ilk gözlerim… Sonra sırasıyla annelerini kaybetmiş abim, ablamın gözleri, yengem, eniştem, 4 tane yeğenim ve manevi kardeşim Nagihan… bu aile böylesine büyük bir acıyı ikinci kez yaşamayı hak etmiyordu… Ve sevgili eşim… Bir karar vermeliydim. Böylelikle hikâyem netleşmiş oldu. Bu Sibel’in iyileşme hikâyesi olacaktı. Adını sayamadığım diğer tüm sevdiklerim, destekçilerim, doktorlarım, ekipleri… herkesin gözlerinde beliren sevgiyle başlayıp devam ediyor hikâye...

İçinizde taşıdığınız mucizenin sırrı nedir?

Aslında bu bir sır değil, farkındalık diyebiliriz. Yani yaşam, insan tüm doğa, dünya, evren komple hepimiz bir bütünün mucizeleriyiz. Görebilmek mesele…

Öğrendiğim kadarıyla seminerler veriyorsunuz. Hastalığı atlattıktan sonra kendinize bir ideal mi belirlediniz?

Spontane gelişti. Bilinçlice açılmış bir sayfa değildi “sibelinaltineli”. Sonrasında, evet, bir misyona dönüştü ve iyileşmemde en büyük katkı sağlayan etkenlerden biri oldu. Yani birilerine faydam dokunurken ben de çok daha iyi iyileştiğimi fark ettim. İlham olabiliyorsam ne mutlu bana.

Zorlu günler geçiyor mu gerçekten?

Evet, bilmemiz gereken tek şey şu ki; yaşamda her şey geçici, hepimiz geçiciyiz. Bilmeliyiz ki karanlığın sonu her zaman aydınlık...

Kanser hastaları ve yakınlarına ne söylemek istersiniz?

Kanser bir hastalık değildir. Lütfen bilinçlenip kendi hayatlarının sorumluluğunu kendi ellerine alsınlar. Göründüğü kadar trajik ve aciz bir süreç değil.

Nasıl beslendiniz/besleniyorsunuz? Hastalık süresinde yaşamınız nasıldı, şu an ne durumdasınız?

Alkali beslenmeye gönül verdim. Elbette benim de zaaflarım, kaçamaklarım var; elimden geldiğince telafi ederek devam etmeye çalışıyorum. Tedavi süresinde doktorumun da sayesinde çok rahattım. Canım nasıl istiyorsa öyle beslendim, tabii şekerli ve paketli hiçbir şey tüketmedim. Şimdiki aklım olsa glüteni de tamamen beslenmemden çıkarırdım ama ne mümkün... Uzun açlıklar yapmaya gayret ediyorum, aralarda su oruçları yapıyorum bir günlük… Akşam 17.00’de genelde yeme işini bitirmiş oluyorum.

“BERGÜZAR KOREL EN ZOR GÜNÜMDE İNANILMAZ DESTEK OLDU”

Kötü bir anınızı paylaşır mısınız? (Bu soruyu benzer anlar yaşayan hastalar için sormak istedim. Kötü anları geride bırakmanız, onlara da ilham ve umut olacaktır)

Kirpiklerimin döküldüğünü fark ettiğim ilk an -hala içim titriyor aklıma geldiğinde- neden bilmiyorum ama o an çok sarsıldım, tek bir tane kirpiğim vardı gözkapağımda… Dehşet vericiydi benim için… Sezen Aksu’nun konserine gidecektik. Süsleneyim dedim. Biraz elime rimeli alıp aynaya baktım. Bir de ne göreyim? Sadece bir tane kirpiğim kalmış. Evde tek başımaydım bunun da verdiği rahatlıkla çok ağladım. İlk defa çığlıklarla ağladım... Sonra giyindim. Kalan tek kirpiğimle birlikte süslendim ve hiçbir şey olmamış gibi konsere gidip Sezen Aksu’yla beraber bağıra çağıra şarkılar söyleyip yaşama karıştım. O konserde sevgili Bergüzar Korel’le yan yanaydık. Müthiş bir kadın… İnanılmaz destek oldu o gün bana… Buradan da teşekkür edeyim.

“İYİ Kİ BU HASTALIK SÜRECİNİ YAŞAMIŞIM”

Bu süreçte anne olmanın duygu tarifini alabilir miyiz sizden?

Anne olmak tek kelimeyle “mucize”… Muhteşem bir duygu... Yaşamımın en muazzam ve muhteşem, dönemini yaşıyorum… binlerce şükür.

İyi ki ile başlayan bir cümle kurmanızı istesek bu cümle nasıl olur?

İyi ki “bu hastalık sürecini yaşamışım”, yoksa bugünkü Sibel nasıl olurdum? Her şey için binlerce kez şükürler olsun.

Tüm Kadın haberleri için tıklayın