Veba'dan Asya Gribi'ne salgınlar tarihi

Veba'dan Asya Gribi'ne salgınlar tarihi

Cumartesi Haberleri

ALİ DEMİRTAŞ

ali.demirtas@aksam.com.tr

Koronavirüs (Kovid-19) gibi salgın hastalıklarla ilk kez karşılaşmıyor insanoğlu. Tarih boyunca Veba’dan Asya Gribi’ne, Kolera’dan Tifüs’e benzer salgınlar milyonlarca insanın canına mal oldu...

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla tüm dünyaya yayılan Koronavirüsü (Kovid-19) şimdiye kadar iki yüz 22 bin kişide görüldü, 9 binin üzerinde can aldı. Çin’in ardından en çok İtalya’da etkisini gösterdi. Ülkemizde ise şu ana kadar 359 kişide görülen hastalık 4 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Tüm dünya ülkelerinin istikrarını sarsan, adeta tarihe yeni bir yön verme potansiyelini kendinde barındıran bu hastalık akla tarihin seyrini değiştiren ve milyonlarca insanı etkileyen, ölmesine neden olan diğer salgınları hatırlattı. Geçmişte hangi hastalık nedeniyle kaç kişi hayatını kaybetti? İşte o hastalıklar ve ölüm oranları…

ANTONİNUS (GALEN) SALGINI

MS 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nda yaşanan ve doğu seferlerinden dönen askerler tarafından getirilmiş salgın bir hastalık olan Antoninus Vebası günde 2 bin kişinin ölümüne neden olmuş. Araştırmacılar yaşanan hastalığın çiçek ya da kızamık olduğundan şüphelenmiş olsa da gerçek sebebi hâlâ bilinmiyor. Salgın, Roma İmparatorları Lucius Verus ve Marcus Aurelius Antoninus’un da hayatını kaybetmesine sebep olurken imparatorluk toplam nüfusunun yüzde 30’unu yitirmişti.

JUSTİNYEN VEBASI

Jüstinyen Vebası, 541 yılında Konstantinopol’de İmparator Jüstinyen tahtta otururken Avrupa’da başladı ve Anadolu’ya kadar ulaştı. Hastalık askeri birliklerin şehre getirdiği malzemeler arasında yer alan fareler yoluyla girdi. Farelerin tüyleri arasına gizlenen ve bir milimetreden küçük ‘Xenopsylla’ isimli uçucu bir böcek, midesinde ‘Pasteurella pestie’ denen ölümcül veba bakterisi taşıyordu. İnsan vücudunun herhangi bir noktasına konup ısırarak veba mikrobunu aktaran böcekler hastalığı bulaştırdıkları kişilerin birkaç gün içerisinde ölmesine neden oldu. Başlangıçta günde birkaç yüz olan ölü sayısı, kısa süre sonra binlere ulaştı. Hastalık zamanla kendiliğinden yok olsa da dönemin en kalabalık şehirlerinden olan Konstantinopol nüfusunun yüzde 40’ını kaybetti. Salgın iş gücü ve asker sayısını kaybeden Bizans’ın zayıflamasına ve saldırılara açık hale gelmesine neden oldu ki bu durum Avrupa tarihini kökten değiştiren gelişmelerin yaşanmasına yol açtı.

KARA VEBA

1346 - 1353 yılları arasında meydana gelen Kara Veba’nın 75 ile 200 milyon arasında insanı öldürdüğü düşünülüyor. Net sayıları bilinmese de özellikle Avrupa nüfusunun bu yıllarda yüzde 30 ila yüzde 60 oranında azaldığı belirtiliyor. Yaşanan kıyım sonrası toplumda yaratıcının ve kilisenin sorgulanmasına sebep olan Kara Veba dinde reformun ve hayatın pek çok alanında Rönesans’ın başlamasının başlıca nedenlerinden biri olduğu biliniyor.

AMERİKAN YERLİLERİNİN SUÇİÇEĞİ İLE KARŞILAŞMASI

Amerika kıtasındaki yerliler ile temas eden Avrupalı kâşifler beraberlerinde getirdikleri virüs ve bakterileri buradaki insanlara bulaştırdı. Suçiçeği Avrupa’nın üçte birini öldürmüştü ancak bağışıklık sistemleri Avrupalılar gibi gelişmemiş olan ve ilaçları da yetersiz kalan Amerikan yerlilerinin hiçbir şansı yoktu. Milyonlarca insan öldü ve o dönem yerli nüfusun yüzde 90’ı yok oldu. Bu durum Amerika kıtasının Avrupalılarca kolonileştirilmesini son derece kolaylaştırdı. 19. yüzyılın başına kadar toplamda her iki Amerikan yerlisinden biri Avrupa’dan gelen hastalıklar nedeniyle öldü.

COCOLİZTLİ SALGINLARI

16. yüzyılda ‘Yeni İspanya’ denilen bugünkü adıyla Meksika olan bölgede görülen birkaç farklı hastalığın aynı dönemde oluşmasıyla yaşanmış salgın felaketi ‘cocoliztli salgınları’ olarak anılıyor. Bugün yapılan incelemeler sonucunda balıklarda bulunan salmonella bakterisi kaynaklı olduğu düşünülen salgınların 1520 - 1576 yılları arasında toplamda 15 milyona yakın insanı öldürdüğü, Maya Uygarlığı için sonun başlangıcı olduğu ve yıllar içerisinde günümüz Venezuela’sından Kanada’ya kadar yayıldığı sanılıyor. Bu yüzden Amerikan Samoası’nda kızamık salgını ilan edildi, eğitime ara verildi.

YEDİ FARKLI KOLERA

Tarihin en ölümcül Kolera salgını olan ve 1852 - 1860 tarihleri arasında meydana gelen salgındı. Koleranın başlıca sebebi içme sularının kirlenmesiydi ancak üçüncü salgına kadar anlaşılamadı. Uzun dönemler boyunca insan dışkıları ve atıkları aynı zamanda içme ve pişirme için kullanılan su kaynaklarına döküldü. Bunun büyük bir felaket haline geldiği yer ise o tarihlerde Hindistan oldu. 19. yüzyılda yaşanan büyük salgın ile Kolera tüm Hindistan’a oradan Afganistan’a ve Rusya’ya yayıldı. Resmi kayıtlara göre sadece Rusya’da bile 1 milyon insanın ölümüne neden olan salgın oradan Avrupa’ya ve Afrika’ya son olarak da Amerika’ya ulaştı. Yedi kolera salgınında toplamda ölen insan sayısı tam olarak bilinmese de bunu milyonlarla ifade etmek mümkün. Üçüncü salgın ile doktorlar koleranın nedenini buldu ve o tarihten sonra içme suyunun arıtılması ve kaynatılması gerektiği bilgisi dünyada yaygınlaştı.

ÜÇÜNCÜ VEBA

1855 - 1859 yılları arasında Çin’de başlayarak dünyaya yayılan, sadece Çin’de ve Hindistan’da bile 12 milyon insanın ölümüne neden olan bu salgına Jüstinyen Vebası ve Avrupa’nın Kara Vebası ardından ‘Üçüncü Veba’ denildi. Etkileri bir asır kadar süren salgın Amerika’ya uzak doğudan gelen farelerle taşındı. Önceki vebalardan farklı olarak ilerlemiş olan tıp bilimi hastalığın incelenmesine ve tedavi edici ilaçlar oluşturulmasına imkan sağladı.

SAVAŞ SIRASINDAKİ TİFÜS

1914 - 1918 yılları arasında Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu salgın savaşın beraberinde getirdiği bir olguydu. Avrupa ve Asya’da 25 milyon kişi hastalandı ve özellikle Sovyetler Birliği ülkelerinde 3 milyona yakın insan hayatını kaybetti. Batılı ülkeler salgına neyin neden olduğunu daha hızlı anladı ve bitlerden kurtulmak üzere önlemler alındı. Doğu ülkeleri ise daha geç önlem aldı ve bu nedenle dünyanın bu kısmında çok daha fazla insan hayatını kaybetti.

1918 İSPANYOL GRİBİ

I. Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda 500 milyon insana bulaşan H1N1 influenza virüsü neden olduğu yüksek ateş ile dünya genelinde 50 ila 100 milyon arasında insanın ölümüne neden oldu. Bu virüsü diğerlerinden ayıran şey saldırdığı bünyenin bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse ateşin de o kadar yüksek meydana gelmesiydi. Tarihteki en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti.

1957 ASYA GRİBİ

Çin’de başlayan Influenza-A virüsünün ördeklerde mutasyona uğrayarak insana geçen bir hastalık olduğu düşünülüyor. Asya Gribi olarak adlandırılan hastalık 4 milyona yakın insanın canına mal oldu. Bulunan bir aşı ile salgının önüne geçildi. 

Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın