Köpeklere fısıldayan Modalı

Köpeklere fısıldayan Modalı

Cumartesi Haberleri

Dizi, film ve reklamlar için hayvan eğiten Ersen Akbaş, farelere zıplamayı, balıklara top sektirmeyi, yılanlara rol yapmayı öğretiyor… İstanbul’da neredeyse tüm Moda sakinlerinin köpeklerini eğiten, yerli ‘köpeklere fısıldayan adam’ Ersen Akbaş’ı bulduk; neden ‘hayvan eğitmeni’ olduğunu ve köpek eğitiminde olmazsa olmazları sorduk.

ZEYNEP BAKIR
[email protected]
Fotoğraflar: UYGAR TAYLAN

Ersen Akbaş, 8 yıldır hayvan eğitmenliği yapıyor. Kedilere klozete tuvaletini yapma eğitiminden reklamda ‘oynayacak’ farelere zıplamayı öğretmeye, bir yılanın dizi setinde nasıl hareket edeceğinden akvaryumdaki balıklara burunlarıyla top sektirme eğitimine kadar birçok uzmanlığı var… Ama asıl işi köpek eğitmenliği.

LAKABI ‘HAYVAN ADAM’

Bilimle ve doğayla takıntılı derecede ilgili bir çocukluk geçirmiş Ersen Akbaş. Kuzenleri ve mahalle arkadaşları ona ‘hayvan adam’ lakabını da bu yüzden takmış. Bir gün bakkala gönderdiklerinde uzunca bir süre gelmeyince evde herkes panik yaşamış. Sonunda sokaklardan birinde yere uzanmış, yuvalarına girip çıkan karıncaları izlediğini gören amcası Akbaş’ı kulağından tutup kaldırırken “Meraktan öldük, o karıncalara bakarken hayatı kaçırıyorsun oğlum” demiş. Tabii bu ve benzeri hikâyeler vazgeçirmemiş Akbaş’ı. Yıllar geçip mühendislik fakültesini bitirip hayata atılmak üzereyken amcasının söylediği o sözler aklına gelmiş ve “Hayatı kaçırıyorum, ben mühendis olmamalıyım” diyerek hiç bırakmadığı ‘hayvanlar âlemine’ tümden girmiş. “Neden veterinerlik okumadın?” diye sorduğumuzda da yanıtı farklı; “Ben hayvanlarla hastalıkları üzerinden değil, sağlıkları ve karakter özelliklerini öne çıkarmak üzerinden bir iletişim kurmak istedim hep” diyor. 

REKLAM OYUNCUSU FARELER

Ersan Akbaş’ın adını Moda’da oturan sakinlerden duymuştuk. Semtin neredeyse tüm köpeklerini Akbaş eğitmiş. Bize de bu kişiyi bulmak kaldı. Sonra öğrendik ki dizilerde ve çoğunlukla reklam filmlerinde kullanılan hayvanlara eğitim vermekle ilgileniyor asıl. Ama onun dışında hayvan sahiplerini eğitmekle uğraşıyor. Bir nevi köpeklere fısıldayan adam Cesar Millan gibi… Gerçi Akbaş, Millan’ın taktiklerinin sadece televizyona yönelik şovlardan ibaret olduğunu düşündüğünü söylemeden de geçmiyor.
 
BALIKLARA IŞIKLA EĞİTİM 

Bir balığın neden eğitime ihtiyacı olsun ki demeye kalmıyor, reklam dünyasını hatırlayarak sakinleşiyoruz. En olmadık şeylerin olduğu bu dünyada, balıkları çeşitli halkalardan geçirmek, kafalarıyla minik topları potadan atmak gibi birçok marifet de öğretilebiliyormuş. Bunun da sırrı, birtakım ışık komutlarındaymış… Bu çok dikkat çekici bir durum olabilir ama biz yine de eğitim vermeye en meyilli olduğumuz köpeklere yönümüzü çeviriyoruz. Malum köpekler itaat hayvanları olsalar da onları ‘dize getirmek’ bazen sanıldığı kadar kolay olmuyor. Çok detaylı bir konu olsa da köpek sahiplerinin ya da sahiplenmek isteyenlerin kulağına küpe olacak ipuçlarını dinledik ve bu bilgilerden bazı başlıklar derledik. 

NİYE KÖPEĞİN OLSUN İSTİYORSUN?

Köpek sahibi olmak isteyenlerin vakit probleminin olmaması gerekiyor. Yoğun çalışan kişiler, sıklıkla seyahate çıkanlar köpeklerine bakıcı tutamayacaklarsa köpek sahibi olmayı unutmalılar. İlla bir hayvan bakmak istiyorlarsa kedi, onlar için daha iyi bir seçim olabilir. 
Köpek hangi amaçla isteniyor? Güvenlik, av yoksa sadece arkadaş mı? Bunlar önemli sorular. Çünkü her köpek sahibinin yaptığı yanlış, bir ev köpeği almak isteyip doberman alıyorlar. Ya da bir av köpeği! Neden? O köpeğin ihtiyaçları, güdüleri, yaşam koşulları ev için uygun değil. Evet, eğitilebilirler ama çok zaman kaybedersiniz. Yani bir av köpeği istiyorsam av dışında bir şey düşünmesin isterim… Mantık çok basit. İhtiyaca uygun köpeği belirlemek gerek. 

CİNS KÖPEKTEN EV KÖPEĞİ OLMAZ 

Safkan köpekler genellikle ne köpeği ise o güdülerle hareket eder. Yani saflığı bozulmamış bir tazı alıyorsanız, onu parkta koşturduğunuzda olacakları hesap etmeniz gerekir. Tazılar ağaçlık alanlarda, bol çakıl olan yerlerde koşamazlar. Çok narin hayvanlardır ve başka bir köpek kolayca bir yerlerini kırabilir ya da tüm hızıyla koşarken parktaki çöp kutusuna çarparak kendine zarar verir. Bizim çok hızlı koşan bir tazıya ihtiyacımız var mı? 

GÖRSEL KAYGILARI BIRAKIN!

Size en iyi dostluk edebilecek köpekler kırmalardır… Çünkü ‘radikal’ huyları törpülenmiştir. Kırma bir köpek, tazı gibi çok hızlı koşmuyordur ya da bir doberman gibi sürekli tehdit varmış gibi beklemez. Köpekler, karakteristik özellikleri daha ön plana çıksın ve bunları doğru kullansın diye eğitilir. Evde bir ‘dost köpek’ istiyorsanız görsel kaygılar gözetmeden köpek edinmeniz gerekiyor. 
Köpek eğitimlerindeki en ciddi sorun, 6 aylık olana kadar hiçbir eğitim verilmeden başı boş bırakılmış olması… Genel kanı köpeğin 6’ıncı aya geldikten sonra eğitime başlaması yönünde. Hâlbuki en yanlışı budur. Eğitim, köpek kalacağı eve geldiği anda başlar. 
Genellikle köpek yetişkin olduktan sonra ve muhtemelen ‘barınaktan önceki son çıkış’ olarak getirilir eğitmene... Aslında yapılması gereken şey çok basit. Köpeği sahiplenmeye gitmek, eve getirmek, ilk mama ve tuvalet deneyimini eğitmenle birlikte vermek gerekli. 

AYAKKABI KEMİREN SAHİBİNİ ARAR 

Bana en çok gelen cümle, “Köpeğim inadına çok sevdiğim çiçeklerimi deviriyor”. Hiçbir köpek inadına bir şey yapmaz. Bunu, resepsiyondaki zil gibi düşünün. Zile basarsınız ve sizinle ilgilenecek biri gelir. Kalemle ya da kâğıtla oynadığınızda değil, zile dokunduğunuzda gelir. Köpek de bunu böyle algılar. Daha önce bunu yaptığında yanına gelmiş ve onunla konuşmuşsunuzdur. Sahibi evde yokken köpek o yaptığı şeyi yapmaya devam eder, sahibi yanına gelsin diye… İnat değil, ilgi isteğidir. 
Öncelikle köpeklerin evde tek başına durdukları zamanda uyumaları gerekir. Sağlıklı bir köpeğin 17 saat uykuya ihtiyacı vardır. Eğer köpek yeterince enerji harcamıyorsa uyumayacak. O yüzden sahiplerin köpeklerini minimum bir saat boyunca yorması gerekir. Böylece köpek ev boşken dinlenir. Mobilya kemirme, ayakkabı yemenin bir başka sebebi de evde kemik olmaması. Gerçek kemik verildiğinde köpek başka bir şeyle ilgilenmez. Ancak sıkıştırılmış kemiklerden verirseniz bir süre sonra yine ayakkabı, çanta, mobilya kemirmeye başlar. Çünkü sıkıştırılmış kemik içinde evdeki eşyalarınızla benzeşen hammaddeler vardır ve köpekler bunların kokusunu aldığında onlara bırakılan kemikler olarak düşünürler. Mesele bu kadar basittir. 

KUCAKTA TUVALET EĞİTİMİ 

Tuvalet eğitiminin çok çeşidi vardır ancak en ideali düzenli aralıklarla kucakta dışarıya çıkartıp karnını sevdikten sonra yere bırakıp tuvaletini yapmasını sağlamaktır. Genellikle aşıları olmayan hayvanların dışarıya çıkarılması istenmez ama zaten henüz aşısı olmayan hayvanları almayın ya da diğer köpeklerin dışkılarının olabileceği yerlerde bulundurmayın. Yavru çişini yapınca kucağınıza alın ve eve götürün. Bunu sürekli tekrarlayın. Köpek kendiliğinden de öğrenecektir tuvaletini dışarıya yaptığını. 
Bu işlemin aynısını yavruyken yine kucağınızda parka götürerek de yapabilirsiniz. Diğer insanları önce koklasın sonra kendini sevdirsin. Mıncıklatmadan, başkalarının kucaklarına gitmeden yapılmalı bu. Sonra diğer sağlıklı hayvanlarla yakın temaslar kurulur. Kısa kısa tanışmalar bunlar. Köpeğiniz tasmayla dışarıya çıkacak zamana geldiğinde ilk defa görmemiş olacak böylece dış dünyayı ve büyük bir tedirginlik yaşamayacak. 

ÖDÜL YOKSA EĞİTİM DE YOK 

Eğitimlerin tamamının genel prensibi karşılığında onu ‘zevkten delirtecek’ bir şey vererek yapılmalı. Bu bir oyuncak da olabilir, bir mama da ama mutlaka onun o ödülü çok istiyor olması gerek. Bunun dışında eğitimler, ses ve görsel olarak rahatsız olmayacağı yerde yapılmalı. Yanınızda başka kimse olmamalı. Sadece size ve vereceğiniz ödüle şartlanmalı. Yapacağınız her tekrar sizi başarıya götürecektir. Ev içinde başarıya ulaştığınızda artık onu dış ortamda eğitmeye başlayacaksınız. Daha sonra daha kalabalıkta, daha sonra başka hayvanların olduğu yerde. Bu sanıldığı kadar kolay olmayacak elbet. Ama temel olan sabır, tutarlılık, cazip bir ödüldür.

Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın